Son yıllarda yaşanan çatışmalar ve Türkiye'nin baskısı, Gazze Şeridi'nin yetersiz sağlık altyapısının daha da kötüleşmesine neden oldu. Bu durum, özellikle yeni doğan bebekler üzerinde büyük bir etki yarattı. Gazzeli doktorlar, onlarca bebek için ayni kuvözde savaşmak zorunda kalıyor. Ailelerinden uzakta, beklenmedik zorluklarla dolu bir dünyada hayatta kalma mücadelesi veren bu bebekler, hem doktorları hem de aileleri için büyük bir çaresizlik sembolü haline geliyor.
Gazze, 2.3 milyon nüfusu ile dünyanın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olmasının yanında, ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya. Sınırlı tıbbi kaynaklar ve artan hasta sayısı, doktorların işini her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Uluslararası sağlık kuruluşlarının yardım eli uzatmasının yetersiz kaldığı bu bölgede, doktorlar, yeni doğan bebekler ve anneleri için hayat kurtarma mücadelesi veriyor. Örneğin, bir hastanede 15 bebek için sadece 5 kuvöz bulunuyor ve doktorlar, tüm bu bebekleri hayata tutundurmak için çabalıyor. Bu koşullarda, bebekler aynı kuvözde büyümek zorunda kalıyor; sonuç olarak enfeksiyon riski artıyor ve hayatta kalma şansları ciddi şekilde azalıyor.
Gazzeli doktorlar, içinde bulundukları çaresizlik içinde sadık kalmaya çalışırken, hayati öneme sahip tıbbi malzemelerin eksikliği ve ilaca erişim zorluğu gibi sorunlarla da sürekli yüzleşmek zorunda. İnsani kriz boyutunu aşmış olan bu sorunlara çözüm arayışları ise uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmiyor gibi görünüyor. Tıbbi ekipmanların ithali, siyasi engellerle dolu ve bu da doktorların işini daha da zorlaştırıyor. Bazı hastaneler gıda tedarikinde bile büyük sorunlar yaşıyor ve daha kötüleşen sağlık koşulları nedeniyle, birçok bebek beslenme yetersizliği ile karşılaşıyor. Bunun yanında, Gazze'deki çocuklara yönelik yapılan sağlık yardımlarının sınırlı olması, çocuk ölümlerinin arttığı bir ortamda hayati bir sorun haline geliyor.
Doktorların ifadeleri, bu sorunlara olan dikkatin artmasını talep ediyor ancak günlük yaşanan acılar, medya ile sınırlı kalıyor. Hükümet ve uluslararası yardım kuruluşlarının desteği olmadan bu kriz durumu daha da kötüleşecek. Gazze'deki sağlık sisteminin yeniden inşası için acil destek bekleniyor. Doktorlar, yalnızca tıbbi malzeme değil, aynı zamanda psikolojik destek ve eğitim taleplerinde de bulunuyor. Sağlık çalışanları, çocuklar ve aileler için kalıcı bir çözüm bulmanın önemini vurguluyor.
Gazzeli doktorların hikayeleri, dünyanın dört bir yanında yankı bulmalı. Gazze'deki çocuklar, adalet ve sağlık hakkına erişim için mücadele ediyor. Bu hayatta kalma mücadelesinin görünürlüğü arttıkça, umarız ki uluslararası toplumun desteği ve duyarlılığı da artacak. Gazzeli doktorlar çaresizlik içinde olmalarına rağmen, insanlık tarihinin en zor dönemlerinden birine tanıklık ediyor ve onurlu bir sağlık sistemi için mücadele etmeye devam ediyor.